İnkişaf_01
Bir bulutun sevişinde
Bir rüzgarın esişinde
Bir çiçeğin gülüşünde
Bir baharın gelişinde
Bir dilin kekeleyişinde
Bir kalbin tekleyişinde
Geldin...
Bilinmez bir zamanın doğumlarında
Güneşin bilmem hangi suskunluğunda
Işıldayan bir sevda
Yutkunan bir gecenin sabahında
Açan bir çiçek midir, kalbin
Bir kalbin enkazında
Adını bilmediğim kıtalardan
Rengini unuttuğum topraklardan
Ekilen onca çiçeğin arasından
Kitaplara yazılan sevdalardan
Dağlara vurulan, ormanlara adanan
Yeşil tonlarından bir gülüştü
Gözlerimin vahasına düşen kımıltı
Su gibi berrak akan hayaller bir hayale mahkumken
Ey gönlümün kumsalına değen gemi
Esaretin çıldırtan haykırışlarında
Durulan bir denizdi dalga dalga
Vurulan aşkların susulan nöbetlerinde
Kalbim deli bir söyleşi
Kalbim, yağmur bekleyişi
Narin servilerin kırılgan dallarında
Yapraklar nasıl bir tutkuya salınır bilinmez
Bir güneş gibi doğan şafaklarda
Ayçiçekleri üzgün bir şehrin yollarından geçerken
Dönemeçlerde birden karşıma çıkan hayalmiydi gölgen
Demlenen kalbimin çay buğusu gibi
Kırk yıllık hatırı olan bir kahve gibi
Ayaküstü konuşmalarda ruhuma inen gözlerin...
Bir balığa heycan veren bir kova su gibi
Doğumlarla geldin
Bir su terazisi gibi eğrilen duvarlarıma doğruluk verenim
Bakımsız bir çiçeği farkedişim bundan
Güneşi ufuklarda daha bir parlak görüşüm bundan
Sesimi..
Sözümü..
Kalbimi...
Kafeslerden çıkartmam bundan,
Soğuk bir kış günü...
Ezelde mevsimler mi konuşulur ki
Sıcacık bir gülüşün varlığı ısıtır gönülleri
Hayat bir çırpıda geçer
Yıllar yılları kovalar
Dertler, sıkıntılar kalpleri yaralar
Ah bir merhem olsa der insan ya
Öyle bir şey işte
Bir yara
Bir merhem
Siyah ve beyaz mıdır renkler
Gri denizlerde mi yol bulur kalpler
Görünen ve görünmeyen kilitlerde anahtarlar
Sol tarafımda beklenen suskunluklar
Şimdi konuş benle
Konuş yıllardır biriken sevda
Ömre vefa
Kalbe şifa
Hoşgeldinim
Sırılsıklam bir güvercin mi konar omuzlarına
Bir tutam sevgi
Bir avuç dolusu hayaller mi saplanır sol yanına
Yudum yudum hasretler
Boğazlarda serin ıslaklıklar bırakır
Yitirilmiş canlarda candan suretler
Bir cami avlusuna bırakılmış bebek gibi
Terkedilmiş umutlar kaldı geride
Şimdi,
Kelimeler hoyrat
Cümleler şefkat
Bir koklayışta içe dolan ıtır mısın ey...
Bir nefeste içe çekilen şiir mi
Bir de vurulduğun topraklarda
Ayakta mısın bir bak
Bir ovada süzülür Şahinler
Hangisinin kanadına tutunsam da yol alsam
Kuşbakışı kalbine
Hangisinin gözlerinde süzülsem de dalı versem gözlerine
Belki de bir serçe olmalı insan böyle zamanlarda
Kış bahçeli camlara tüneyik
Üveyik mi desem yoksa
Nisan yağmurlarıyla gelmelik
Mayısta bir başkadır güneş
Isıtır üşüyen kalpleri
Ve açılır rengârenk çiçekler
Doğum zamanıdır artık
Gel ey ufukta yiten göçmen bakış
Gel de tutulsun güneşler
---